Yemekten Sonra Acıkıyorsanız Sebebi Bu! Tatlı Krizlerinin Arkasındaki Gizli Sendrom... 10 Adımda Vücudu Yağ Kaybına Zorla
Yemekten kısa süre sonra acıkıyor, tatlıya yöneliyor ya da halsizlik yaşıyorsanız bunun nedeni postprandiyal sendrom olabilir. Yanlış beslenme alışkanlıklarıyla daha belirgin hale gelen bu durum, kan şekerindeki ani düşüşlerle kendini gösteriyor. Doğru öğün düzeni ve basit tercihlerle bu döngüyü kırmak mümkün.
3 Sağlıklı bir kahvaltı öğünü yaparak güne başlamak kolesterol yükselmesini önler, karaciğerin detoks kapasitesini arttırır, insülin direncini kırar. Kahvaltı peynir, yumurta, zeytin, tam tahıllı ekmek, taze sebzeler ve zeytinyağından oluşursa faydalıdır. Simit, poğaça, gofret, hazır meyve suyu ve kekten oluşursa ne zayıflanır ne insülin direnci düzelir ne de vücut yağ yakma moduna geçer.
4 Mutlaka iyi yağ yakma, karaciğer ve kas glikojenini idareli kullanarak fazla insülin ihtiyacından kurtulup lipogenezi maksimuma çıkarmak için öğün sayısını 3 ana 1 ara öğüne geçirmek gerekir. Ve öğünler arasında minimum 4 saat olmalıdır.
5 Hafif bir öğle yemeği, proteinden daha zengin bir akşam yemeği ve bir ara öğün ile gün içinde öğün düzenini kurmak önemlidir. Ve besin çeşitliliği, doğal ve vücudun ihtiyacı olan et çeşitleri, süt ürünleri, yumurta, baklagil, tahıl, kuruyemiş, sebze ve meyveleri öğünlere dağıtarak yemek sağlıklı zayıflamak için olmazsa olmaz kuraldır.
6 Öğünlerden önce 2 büyük su bardağı su içmek midenin daha hızlı dolmasını ve öğünde aşırı kalori tüketimini önleyerek yeterli besin alımıyla kısa sürede doymayı sağlar. Dolaysıyla zayıflama kolaylaşır. Yemekle su içmek aşırı sağlıklıdır.
7 Kahve içmek, yeşil çay başta olmak üzere siyah çay dahil birçok bitki çayını içmeyi alışkanlık haline getirmek yağ yakımı için değerlidir. Serbest yağ asitlerinin oksidasyonunu sağlayan çay ve kahve sağlıklı diyetin önemli bir parçasıdır. Unutmayın. 6 bardak çay, 3-4 fincan kahve faydalıdır.
8 Vücudu yağ yakımına sokmanın diğer önemli faktörü öğünlerdeki ve toplam gün içinde alınan karbonhidrat miktarı ve türüdür. Glisemik indeksi düşük karbonhidrat kaynaklarını gün içinde 50-80 g kadar öğünlere dağıtmak yağ yakımını yükseltir. Ve öğünlerin glisemik yükünü azaltan yüksek protein ve sağlıklı yağ içeren besin kombinasyonları yağ yakımını destekler.
9 Önce proteinleri ye sonra karbonhidratları ön görüsü ne yağ yakar ne zayıflatır. Beslenme biliminde bir mantığı da yoktur. Öğünlerde yenen besinler 20-25 cm yemek borusundan mideye zaten gelir ve orada 2, 3 saat bekler. Neyi neden önce yediğiniz değil zayıflamanızı sağlar, sırası değil.
10 Yağ yakmayı sağlayan bir takviye daha geliştirilmemiştir. Takviye değil egzersiz yaparak yağ yakın. Sağlıklı ve güvenli zayıflamanın tek yolu beslenmeyi düzeltmek, doğru ve istikrarlı aktivite planı yapmaktan geçer. Bunu aklınızdan çıkarmayın.
STRESİ TABAĞINIZLA KONTROL EDEBİLİRSİNİZ
Kortizol hormonunuzu dengede tutacak 5 önemli besini açıklıyorum. Kronik kortizol yüksekliği herkeste görülmez ancak strese bağlı kortizol yükselmesini dengelemek sizin elinizde.
SİYAH ÇİKOLATA: Haftada 3-4 kere şöyle kahvenizin yanında 3-4 parça yüzde 85 ve üzerinde kakao oranına sahip siyah çikolata yemek yüksek magnezyum sayesinde kortizol çıkışını düşürmektedir. Stres olduğunuz zaman endüstriyel şeker yerine siyah çikolata en iyisidir. Mutluluk hormonunun salınımını dahi arttırır. Siyah çikolatayı erken akşam yemeği sonrası da yiyebilirsiniz.
NAR, KİVİ, YABAN MERSİNİ, BÖĞÜRTLEN: Bu 4 meyve sabah yükselen kortizolün öğlene kadar daha hızlı düşmesini sağlar. İçerdiği antioksidonlar kortizolün vücutta yarattığı oksidatif stresi azaltır. Özellikle nar suyu ve taze yaban mersini kortizolün yarattığı insülin artışını da dengeler. Kahvaltıya, ara öğünde, yemek sonrasında veya ana öğünlerde ister salataya ekleyin ister taze yiyin stresi dizginleyin.
SARDALYA VE SOMON BALIĞI: Omega-3 yağ asitleri hormon dengeleyici etkiye sahip güçlü bileşiklerdir. Özellikle zihinsel strese karşı kortizol tepkisini doğrudan köreltir. Haftada 4 kere yağlı balık tercih etmek kortizolü dengeler testesteronu destekler. İnflamasyonu önler.
MUZ: Prebiyotik kaynağı olan muz bağırsaklarda mikrobiyomda kısa zincirli yağ asitleri üretimini sağlayarak bariyerini korur. Güçlü bağırsakların duygu durumunu olumlu değiştirerek stresi kontrol altına almada etkili olduğunu biliyoruz. Ayrıca yüksek B6 ve potasyum içeriği sayesinde adrenal fonksiyonu da etkiler. Kortizol sıçramasını kontrol altında tutar.
YULAF: Mükemmel Beta glukan kaynağı olan yulaf bağırsaklarda yavaş parçalanan karbonhidrat türünü içerdiği için yavaş sindirilir ve kan şekerini stabilize eder.
