Yediklerimiz Organlarımızı Nasıl Etkiliyor? Mikrobiyota ve Diyet Faktörlerinin Sağlık Üzerindeki Çarpıcı Etkileri
Mikrobiyota ve organlar arasındaki besin iletişimini açıklayan Türk ve İtalyan akademisyenlerin derlemesi Food Research International’da yayımlandı. Yediklerimiz bağırsaklardan emildikten sonra kalp, böbrek, karaciğer, cilt ve beyin dahil tüm organlarla etkileşime giriyor. Diyet faktörleri bu iletişimi şekillendirerek sağlığımızı koruyabiliyor ya da hastalıklara davetiye çıkarabiliyor.
Türk ve İtalyan bilim insanlarının ortak çalışması, mikrobiyota ile organlar arasındaki besin temelli iletişimi mercek altına aldı. Food Research International’da yayımlanan derleme, probiyotikler ve diyet liflerinin kalp, böbrek, karaciğer ve cilt sağlığına olumlu etkilerini ortaya koyarken; işlenmiş et, yüksek şeker ve trans yağların ise hastalık riskini artırdığını gösteriyor. Bu bulgular, beslenme tercihlerimizin yalnızca bağırsaklarımızı değil tüm organlarımızın işlevini doğrudan etkilediğini kanıtlıyor. Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez konuyla ilgili önemli bilgiler verdi.
Mikrobiyotanın organlar arasındaki besinler ile iletişimini en iyi açıklayan Türk ve İtalyan akademisyenlerinin yayınladığı yepyeni bir derleme Food Research International dergisinde geçtiğimiz yayınlandı. Yiyecekler direkt olarak bağırsaklardan emildikten sonra tüm organlar arasında etkileşim halinde olur. Ve bazı önemli diyet faktörleri mikrobiyotadan organ sağlığına etkisi nasıl oluyor gelin hep birlikte bu makaledeki detaylara göz atalım.
Yediklerimizdeki biyoaktif bileşenler, vitaminler, mineraller, prebiyotikleri kullanan bağırsaklarda ev sahibi olan mikroorganizmaların ürettikleri çeşitli kimyasal sinyaller aracılığıyla bağışıklık sistemi, hormonsal denge, genel metabolizma, çeşitli organların sağlığı üzerine etki ederek normal işlevlerine katkı sağladığı bilinmektedir.
Her ne kadar bağırsaklarla beyin arasında bir aksı çok iyi biliyor olsak dahi mikrobiyom ile akciğerler, cilt, kalp, karaciğer, böbrek ve ağız içi boşluğu arasında da bir aks yani iletişim söz konusu. Yani bağırsaklarınızdaki değişim ağız sağlığı hastalığını dahi etkiliyor. Gelin hangi diyet faktörleri bu mikrobiyota ile organlar arasındaki iletişimi ile sağlığı nasıl etkileyebiliyor bu konuya bakalım.
- Diyet lifleri ve probiyotiklerden zengin besinler yemeye özen gösterdiğimizde bağırsaklardaki oluşan metabolitler kalp sağlığını korurken işlenmiş et tüketimi arttıkça bağırsaklar kalbi hastalığa sürükleyen metabolit üretimini sağlamaktadır.
- Diyet lifi ve probiyotik etkili besinler yediğimizde böbrek sağlığını koruyan, bağırsakta bakteriler tarafından sentezi olan metabolitler sayesinde daha iyi çalışan böbreklere sahip olmamızı sağlamaktadır. İşlenmiş etler sadece kalbi değil böbrek sağlığını da olumsuz etkilemektedir.
- Probiyotik ve diyet lifleri içeren yiyecekler bağırsaklarda karaciğer sağlığını olumlu etkileyen metabolitlere dönüşürken fruktoz, glikoz, fazla doymuş ve trans yağlar karaciğeri hastalandıran bağırsak metabolit üretimini desteklerler.
- Probiyotik, A, C, D, E, K vitaminleri, çinko ve omega3 yağ asitleri içeren besinler cilt sağlığını koruyan bağırsak metabolitleri üretimini sağlarken, yüksek glisemik indekse sahip besin tüketimi cilt problemlerinin oluşmasına veya artmasına etki eden bağırsakta bakterilerin kullanımıyla metabolitlerin sentezlenmemesine etki eder.