Yanlış güneş kremi seçimi ciltte alerjiye yol açabilir! Bu belirtilere dikkat
Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmak için kullanılan güneş kremleri, yaz aylarında cilt bakımının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar ve sektör temsilcileri, her ürünün her cilt tipine uygun olmadığını belirterek yanlış güneş kremi seçiminin kaşıntı, kızarıklık, yanma ve kabarma gibi sorunlara neden olabileceği konusunda uyarıyor.
Kozmetik uzmanı Hüseyin Kılıçoğlu, güneş kremi satın alırken yalnızca marka ve koruma faktörüne bakılmaması gerektiğini söyledi. Cilt yapısına uygun olmayan ürünlerin alerjik reaksiyonları tetikleyebileceğini belirten Kılıçoğlu, özellikle hassas cilde sahip kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Güneş kremlerinin içerikleri markaya ve ürün türüne göre farklılık gösterebiliyor. Bir kişide herhangi bir probleme yol açmayan ürün, başka bir kişinin cildinde tahrişe veya alerjik reaksiyona neden olabiliyor. Kılıçoğlu, yanlış ürün kullanımı sonrasında ciltte kaşıntı, kabarma, yanma, kızarıklık ve renk değişimi görülebileceğini belirtti. Bu nedenle yeni alınan bir güneş kreminin doğrudan tüm yüze uygulanmaması gerektiğini söyledi.
İlk kez kullanılacak güneş kreminin, yüzün veya kolun küçük bir bölümünde test edilmesi öneriliyor. Ürün uygulandıktan sonra ciltte kızarıklık, yoğun kaşıntı ya da yanma meydana gelmesi halinde kullanıma devam edilmemesi gerekiyor. Kılıçoğlu, herhangi bir olumsuz tepki oluşmaması durumunda ürünün yüz bölgesine uygun miktarda uygulanabileceğini ifade etti. Ancak güneş kreminin koruyucu etkisini gösterebilmesi için yalnızca sürülmesi değil, gün içinde ihtiyaç duyuldukça yenilenmesi de önem taşıyor.
Cilt sağlığını korumak için temizlik ürünlerinin de cilt tipine göre seçilmesi gerekiyor. Özellikle kuru ciltlerde sık ve yoğun sabun kullanımı, cildin doğal yağ tabakasını azaltarak kuruluk ve hassasiyeti artırabiliyor. Karma ve yağlı ciltlerde ise gözenekleri tıkamayan, cilt yapısına uygun temizleyicilerin tercih edilmesi öneriliyor. Yüz temizlendikten sonra güneş kremi uygulanması, ürünün cilde daha dengeli şekilde yayılmasına yardımcı oluyor. Güneş kremlerinin üzerinde bulunan SPF değeri, ürünün UVB ışınlarına karşı sağladığı koruma seviyesini gösteriyor. SPF 30 ve SPF 50 ürünler arasında koruma oranı bakımından fark bulunurken, hiçbir güneş kremi gün boyunca tek uygulamayla tam koruma sağlamıyor. Terleme, yüzme, havluyla kurulanma ve uzun süre güneşte kalma gibi durumlarda güneş kreminin koruyuculuğu azalabiliyor. Bu nedenle ürünün kullanım talimatlarına uygun şekilde belirli aralıklarla yeniden uygulanması gerekiyor.
Güneşin zararlı ışınları yalnızca sıcak ve açık havalarda etkili olmuyor. Bulutlu günlerde ve kış aylarında da UV ışınlarına maruz kalınabiliyor. Bu nedenle güneş kremi kullanımının yalnızca tatil veya yaz aylarıyla sınırlandırılmaması öneriliyor. Özellikle uzun süre açık havada kalanların, cilt tipine uygun bir ürünü düzenli şekilde kullanması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, güneş kremi sonrasında geçmeyen kızarıklık, şiddetli kaşıntı, şişlik veya yanma oluşması halinde ürün kullanımının bırakılmasını ve bir dermatoloji uzmanına başvurulmasını tavsiye ediyor.