Vücutta Yağ Yakımını Açan O Denge! Kilo Vermenin Sırrı İki Hormonda Saklı
Kilo vermeye çalışırken yalnızca ne kadar yediğiniz değil, ne zaman yediğiniz de önem taşıyor. İnsülin ve glukagon hormonları arasındaki denge, vücudun yağ depolama ve yağları enerji olarak kullanma sürecinde önemli rol oynuyor. Öğün aralarını uzatmak, sürekli atıştırmaktan kaçınmak ve protein ağırlıklı beslenmek bu mekanizmayı destekleyebiliyor.
Kilo vermek isteyen birçok kişi kalori hesabına odaklansa da vücuttaki hormonal denge de sürecin önemli parçalarından biri.
Özellikle insülin ve glukagon hormonlarının çalışma biçimi, yağların depolanması ve enerji için kullanılmasında etkili oluyor. Beslenme düzeninde yapılacak bazı değişiklikler ise vücudun yağ yakım mekanizmasını destekleyebiliyor.
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez Sabah'taki köşesinde yağ yakımını hızlandıran tüyoları paylaştı. İşte o yazı...Vücudun yağ depolamasını yöneten insülin ile yağ yakımını destekleyen glukagon arasındaki denge, kilo vermenin en kritik noktalarından biri... Doğru beslenme düzeniyle bu mekanizmanın yeniden aktif hale getirilebiliyor. Öğün aralarını uzatmak ve protein ağırlıklı öğünler tercih etmek de glukagon hormonunu harekete geçirerek yağ yakımını destekliyor.
Vücutta hormon dengesi kuran, yağ yakımını aktifleştiren beslenme için iki hormona odaklanmak çok önemli. Biri insülin, glukagondur... İnsülin, kan şekerini düşürmekte ama ortamda fazla olan karbonhidratı yani enerjiyi yağ olarak depolamaktadır. Bu sebeple sürekli karbonhidrat içeren besinlerden atıştırmak kan şekeri yükselmesini sürekli kılmakta, vücudun ihtiyacının üzerinde alınan karbonhidratların kas ve karaciğer depolarının da sürekli dolu tutulmasını sağlamakta. Depolanamayan diğer kısmının ise yağa dönüştürmekte karın içinde, bel çevresinde yoğun yağlanmaya neden olmakta.
Diğer yandan insülinin tam tersi etki gösteren yine pankreastan salgılanan glukagon hormonu da vücutta işlevsiz kalırsa yağ yakma çalışmaz. Kilo fazlalığınız olduğunda metabolik olarak vücudumuz glukagon direnci oluşturur, yağ yakma modunu kapatır.Zayıflama ise tam tersi etki yaratır. Yani kilo kaybıyla yağ yakma mekanizması yenilenir, aktifleşir. Bu sebeple kilo verirken ilk adımı atıp sabırlı olmak gerekir.
Kilo vermek açlık glukagon seviyelerini düşürür, yağ yakımını hızlandırır. Kaybedilen kilo miktarı arttıkça glukagon direnci kırılır ve yağ yakımı aktif kalmaya devam eder. İnsülin-glukagon dengesini kurarak yağ yakımını aktifleştiren önerilerimi kaydedin lütfen.
1- Sürekli atıştırmak ve bu atıştırmanın karbonhidrat içeren yiyecek olması insülinin sürekli salgılanmasını sağlar ve glukagonun aktifleşmesini önler. Yağ yakımı bloke olur. Sık yemekten uzaklaşın.
2- Öğün düzeni glukagon duyarlılığını sağlar. 3 ana 1 ya da maksimum 2 ara öğün protein ve yağdan zengin olmak kaydıyla açlık glukagon hormonunu düşürür ve yağ yakımını da başlatır.
3- Uzun aç kalma süresinde aktifleşir. Uzun açlıkta karbonhidrat olmayan kaynaklar yağlar ve proteinlerden vücudun ihtiyacı olan glikoz üretimini sağlar. Bu sebeple gece 12 açlığı ve öğünler arasında 4 saat açlık yağ yakımını aktifleştirir.
4- Kalori kısıtlamasıyla direkt glukagon duyarlılığı artarak yağ kaybını tetiklemektedir. Az ye çok hareket et işe yarayan ve yağ yakımını artıran bir fizyolojidir, bunu unutmamak gerekiyor.
5- Kan şekerini dengeleyen, glisemik indeksi düşük rafinasyona uğramayan karbonhidratlardan metabolizmanıza uygun miktarda yiyerek glukagon direncini kırıp yağ yakmaya hızlıca başlayın.