Lıkır Lıkır İçiyorsunuz Ama... VÜCUDA GİZLİ ŞEKER YÜKLÜYOR! İşte Enerjinizi Dibe Vurduran 6 Beslenme Hatası
Yaz aylarında serinlemek için tüketilen soğuk kahveler, hazır smoothieler ve aromalı içecekler sanıldığı kadar masum olmayabilir. Fark edilmeden alınan yüksek şeker, kan şekerinde dalgalanmalara, çabuk acıkmaya ve gün içinde halsizliğe neden olabilir. Sıcak havalarda enerjiyi korumanın yolu ise yeterli su tüketmekten ve dengeli öğünlerden geçiyor.
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ağır yemeklerin yerini meyveler, soğuk içecekler ve daha hafif öğünler almaya başladı.
Ancak serinletici olduğu düşünülerek sık tüketilen bazı ürünler, yüksek şeker içeriği nedeniyle beslenme dengesini bozabiliyor.
Yaz boyunca yapılan küçük tercihler; halsizlik, ani açlık ve sindirim sorunları olarak geri dönebiliyor.
Yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte beslenme alışkanlıkları da değişiyor.
Daha hafif öğünler tercih edilirken, soğuk kahveler, meyveli içecekler, dondurmalar ve hazır smoothieler günlük rutinin bir parçası haline gelebiliyor.
Ancak uzmanlara göre serinlemek amacıyla yapılan bazı beslenme tercihleri, fark edilmeden fazla şeker tüketimine, sıvı-elektrolit dengesinin bozulmasına ve gün içinde enerji düşüklüğüne neden olabilir.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, yaz aylarında yalnızca az yemek değil, doğru besinleri doğru şekilde tüketmenin de önem taşıdığını belirterek, sıcak havalarda vücudun ihtiyaçlarının değiştiğine dikkat çekiyor.
Yaz mevsiminde tercih edilen buzlu kahveler, aromalı içecekler, hazır limonatalar, frozen ürünler ve paketli smoothieler serinletici görünse de, önemli miktarda ilave şeker içerebilir.
Gün içerisinde fark edilmeden tüketilen bu ürünler kan şekerinde ani yükselme ve düşüşlere neden olarak kısa süre sonra yeniden açlık hissi oluşturabilir.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, susuzluğu gidermek için ilk tercihin su olması gerektiğini, bunun yanında şekersiz ayran, sade maden suyu veya evde hazırlanan şekersiz soğuk bitki çaylarının uygun seçenekler arasında değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Karpuz, kavun, incir, şeftali ve kiraz gibi yaz meyveleri antioksidanlar, vitaminler ve polifenoller açısından eşsiz birer hazinedir.
Ancak bu besinlerin fruktoz içeriği yüksek olduğu için porsiyon kontrolü önem taşır.
Meyveleri tek başına ve yüksek miktarda tüketmek yerine; yanına çiğ kuruyemişler (badem, ceviz), kabak çekirdeği veya şekersiz ev yapımı yoğurt alternatifleri eklemek, öğünün glisemik yanıtını dengeler, kan şekerinin kontrollü yükselmesini sağlar ve daha uzun süre tokluk hissi verebilir.
Sıcak havalarda sindirim sistemi de farklı çalışabilir. Yağ oranı yüksek, kızartılmış ve ağır yemekler sindirimi zorlaştırabilirken, gün içerisinde yorgunluk hissini artırabiliyor.
Bu nedenle yaz aylarında;
- Mevsim sebzeleri,
- Zeytinyağlı yemekler,
- Yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri,
- Izgara balık veya tavuk,
- Baklagiller,
- Tam tahıllar ile hazırlanan dengeli öğünler hem tokluk süresinin korunmasına hem de günlük besin öğesi ihtiyacının karşılanmasına destek olabilir.
Domates, kırmızı biber, yaban mersini, böğürtlen, vişne, kiraz, yeşil yapraklı sebzeler ve renkli mevsim ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesi; vitamin, mineral ve fitokimyasal alımına katkı sağlayabilir.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, yaz beslenmesinin yalnızca kilo kontrolü açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaşıyor:
"Yaz aylarında beslenmenin temel amacı yalnızca hafif yemek yemek değildir.
Yeterli sıvı alımı, dengeli öğün planlaması, mevsim sebzeleri ve meyvelerinin uygun porsiyonlarda tüketilmesi ile aşırı şekerli ve ultra işlenmiş ürünlerin sınırlandırılması; genel sağlık açısından önem taşır.
Her bireyin enerji ve sıvı ihtiyacı yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel aktivitesine göre farklılık gösterebilir."
Yaz döneminde sık karşılaşılan bazı alışkanlıklar fark edilmeden günlük beslenme dengesini bozabilir.
Uzmanlar özellikle şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:
- Öğün yerine yalnızca meyve tüketmek,
- Su yerine şekerli ve aromalı içecekleri tercih etmek,
- Gün boyu hiç yemek yemeyip akşam tek öğünde fazla miktarda besin tüketmek,
- Dondurma, frozen ve soğuk kahveleri sık tüketmek,
- Uzun süre güneş altında kalınmasına rağmen yeterli su içmemek,
- Tatilde sebze tüketimini azaltıp fast-food ağırlıklı beslenmek.
Bu alışkanlıklar kısa vadede halsizlik, sindirim sorunları ve enerji dalgalanmalarına yol açabilirken, uzun dönemde sağlıklı beslenme düzeninin bozulmasına da neden olabilir.
Yaz ayları; açık havada daha fazla vakit geçirilen, sosyal etkinliklerin arttığı ve beslenme düzeninin değişebildiği bir dönemdir.
Bu süreçte tüm sevilen yiyeceklerden tamamen uzak durmak yerine porsiyon kontrolü yapmak, yeterli sıvı tüketmek ve öğünlerde dengeyi korumak daha sürdürülebilir bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir sözlerini şu ifadelerle tamamlıyor:
"Sağlıklı yaz beslenmesi; yasaklardan oluşan katı bir liste değil, vücudun artan ihtiyaçlarını doğru karşılayan dengeli bir planlamadır. Günlük yaşamın temposuna uygun, sürdürülebilir ve kişiye özel beslenme alışkanlıkları oluşturmak hem yaz döneminin daha konforlu geçirilmesine hem de genel sağlığın desteklenmesine katkı sağlayabilir."