Kronik stres beyninizi fark ettirmeden değiştirebilir: Sessiz ilerleyen zihinsel yıpranma
Günlük hayatın sıradan bir parçası gibi görülen stres, aslında sandığınızdan çok daha derin etkiler bırakabiliyor. Özellikle uzun süre devam eden stres, yalnızca ruh halini değil, beynin çalışma şeklini ve bazı bölgelerini de etkileyebiliyor. Uzmanlara göre bu süreç çoğu zaman yavaş ilerlediği için fark edilmesi zor oluyor. Ancak etkileri hem zihinsel performansta hem de duygusal dengede açıkça hissedilebiliyor.
Haberin Devamı
/
Uzmanlar, stresin tamamen kötü bir şey olmadığını söylüyor. Kısa süreli stres, bazı durumlarda dikkati artırabiliyor, kişiyi harekete geçirebiliyor ve performansı yükseltebiliyor. Örneğin önemli bir sınav, iş görüşmesi ya da kritik bir karar anında yaşanan kısa süreli stres, vücudun doğal alarm sistemi gibi çalışıyor. Sorun, bu durumun geçici olmaktan çıkıp sürekli hale gelmesiyle başlıyor.
/
Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, stres anında vücudun tehdit algısıyla birlikte bazı hormonlar salgıladığını, özellikle kortizolün bu süreçte önemli rol oynadığını belirtiyor. Kısa süreli yükselişler normal kabul edilse de, kortizolün uzun süre yüksek seyretmesi beyinde bazı bölgeleri olumsuz etkileyebiliyor. Bu bölgelerin başında hipokampus geliyor. Hipokampus, hafıza ve öğrenmeyle yakından ilişkili bir alan. Uzun süreli stres bu bölgenin işleyişini bozabiliyor. Bu yüzden kronik stres yaşayan kişilerde unutkanlık, zihinsel yavaşlama ya da bilgiyi toparlamakta zorlanma daha sık görülebiliyor.
Haberin Devamı
/
Kronik stres yalnızca hafızayı değil, beynin planlama, karar verme ve odaklanma gibi üst düzey işlevlerinden sorumlu olan prefrontal korteksi de etkileyebiliyor. Bu nedenle yoğun stres altındaki kişiler çoğu zaman dikkatlerini toplamakta zorlanıyor, basit kararları bile daha zor veriyor ve zihinsel dağınıklık yaşayabiliyor. Yani mesele sadece “gergin hissetmek” değil; beynin günlük işleyişi gerçekten değişebiliyor.
/
Stresin etkilediği bir başka kritik bölge ise amigdala. Burası beynin tehdit algısı ve korku tepkileriyle ilişkili alanlarından biri. Uzmanlara göre stres uzun sürdüğünde amigdala daha aktif hale gelebiliyor. Bu da kişinin çevresini daha tehditkar algılamasına, daha çabuk kaygılanmasına ve daha hassas hale gelmesine neden olabiliyor. Kısacası kronik stres, beyni sanki sürekli tetikte kalması gerekiyormuş gibi programlayabiliyor. Bu sürecin en zor tarafı şu: Beyindeki değişim çoğu zaman bir anda olmaz. Sessiz ilerler. İnsan bazen sadece daha çabuk yorulduğunu, daha alıngan olduğunu, odaklanamadığını ya da sürekli zihinsel bir baskı altında hissettiğini fark eder. Ama bunun altında stresin biyolojik etkileri olabileceğini düşünmeyebilir. Tam da bu yüzden uzmanlar kronik stresi “görünmez yıpranma” olarak tanımlıyor.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Uzmanlara göre hayır. Stresi hayattan tamamen çıkarmak gerçekçi değil. Ama onu yönetmek mümkün. Ve asıl önemli olan da bu. Stresin beyinde daha derin izler bırakmasını önlemek için bazı temel alışkanlıkların güçlü koruyucu etkisi var. Kendinizi uzun süredir sürekli gergin, yorgun, unutkan, huzursuz ya da dağınık hissediyorsanız, bunu sadece yoğun tempoya bağlayıp geçmeyin. Çünkü stres bazen sadece ruh halini değil, zihinsel işleyişi de sessizce dönüştürüyor olabilir. Beyin güçlü bir organ. Ama sürekli alarmda yaşamaya zorlandığında o da yoruluyor.