Galaksimiz sandığımızdan daha ‘yamyam’ olabilir! 10 milyar yıllık ‘akşam yemeğinin’ kırıntıları ortaya çıktı… Adı: LOKİ!
Astronomların adeta birer kozmik dedektif gibi galaksimizde izini sürdüğü sıra dışı bir yıldız kümesi, Samanyolu’nun milyarlarca yıl sakladığı devasa bir sırrı açığa çıkardı. Evimiz, sandığımızdan çok daha büyük bir 'galaktik ziyafetle' büyümüş olabilir. Mitolojinin en yanıltıcı figürü "Loki"nin adını alan bu geçmişin detayları, ezber bozacak türden....
Samanyolu’nun bugün ulaştığı devasa boyutun ardında, milyarlarca yıla yayılan bir “galaktik yamyamlık” geçmişi yatıyor. Galaksimiz, tarih boyunca daha küçük galaksileri kendi kütleçekimiyle içine çekerek büyüdü. Şimdi ise bilim insanları 10 milyar yıl önce gerçekleşen bir kozmik “öğünün” peşinde ve bu keşif ezberleri bozabilir...
(Görsel: ESA/Gaia/DPAC, S. Payne-Wardenaa via CNN Newsource)
Gökbilimciler, evimiz olan Samanyolu Galaksisi'nin yaklaşık 10 milyar yıl önce yuttuğu bir cüce galaksinin kalıntıları olabileceği düşünülen sıra dışı bir yıldız topluluğu keşfetti. Bilim insanları bu galaksiye, İskandinav mitolojisindeki kurnazlık tanrısından esinlenerek "Loki" adını verdi. Keşif, Samanyolu’nun geçmişteki evrimine dair mevcut kabulleri kökten değiştirebilir.
(Görsel: ESA/Gaia/DPAC; CC BY-SA 3.0 IGO via CNN Newsource)
NASA’ya göre yaklaşık 100 bin ışık yılı çapındaki Samanyolu, 100 milyar ile 400 milyar arasında yıldız barındırıyor. Bir ışık yılı, ışığın bir yılda kat ettiği yaklaşık 9,46 trilyon kilometrelik mesafeyi ifade ediyor. Bilim insanlarına göre Samanyolu her zaman bu kadar büyük değildi. Galaksi, yaklaşık 12 milyar yıl önce çok sayıda cüce galaksiyle birleşerek zaman içinde büyüdü. Ancak Samanyolu’nun başlangıçtaki kütlesi ve boyutu hâlâ kesin olarak bilinmiyor. Bu nedenle araştırmacılar, galaksinin geçmişini ve evrimini anlamak için “yuttuğu” galaksilerin izlerini arıyor.
(Görsel: ESA/Gaia/DPAC; CC BY-SA 3.0 IGO via CNN Newsource)
Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan çalışmada astronomlar, galaktik diske alışılmadık derecede yakın konumda bulunan ve ağır element bakımından fakir yıldız kümelerine odaklandı. Araştırmacılar özellikle metal bakımından fakir yıldızların peşinde çünkü evrenin ilk yıldızları büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyordu. Bu yıldızlar çekirdeklerinde daha ağır elementleri sentezledikten sonra süpernova patlamalarıyla elementleri uzaya yaydı ve sonraki yıldız kuşaklarının yapısını zenginleştirdi. Galaktik diske bu kadar yakın yıldızların metal yönünden fakir bir bileşime sahip olması, Samanyolu'nun geçmişinin erken dönemlerinde başka bir galaksiyi "büyük bir öğün" olarak tükettiğine işaret ediyor. Bir diğer ifadeyle galaksimizin şimdiye kadar gözden kaçmış kritik bir yapı taşını temsil ediyor olabilir.
(Görsel: ESA/Gaia/DPAC via CNN Newsource)
Çalışmada yer almayan Connecticut Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cara Battersby, “Çok düşük metal içeriğine sahip yıldızlar milyarlarca yıldır varlığını sürdürüyor ve evrendeki ilk yıldız kuşaklarının oluşumuna dair ipuçlarını bünyelerinde taşıyor” dedi. Battersby, bu yıldızların kimyasal bileşimleri ve hareketlerinin incelenmesinin erken evrenin koşulları ve dinamiklerine ilişkin ayrıntıları ortaya çıkarabileceğini belirtti. Samanyolu’nda metal bakımından fakir yıldız arayışları bugüne kadar çoğunlukla “yıldız halesi” olarak bilinen bölgede yoğunlaştı. Galaktik diski çevreleyen bu geniş ve dağınık yapı, yaşlı yıldızlar açısından oldukça zengin. Ancak bazı astronomlar, daha eski birleşmelere ait kanıtların Samanyolu’nun daha derin bölgelerinde, özellikle galaktik disk içinde bulunabileceğini düşünüyor.
(Görsel: ESA/Gaia/DPAC via CNN Newsource)