Doğanın Gizli Gücü: Zayıflama İğnelerinin Etkisini Taklit Eden Besinler! İğnesiz, Yan Etkisiz, Doğal Çözüm
Son dönemde popülerleşen zayıflama iğnelerinin etkisini, doğanın sunduğu besinlerle de yakalamak mümkün. Tam tahıllar, baklagiller ve lifli sebzeler bağırsaklarımızda doğal mekanizmaları harekete geçirerek kilo kontrolünde kalıcı bir destek sağlıyor.
Haberin Devamı
/
Zayıflama iğneleriyle elde edilen hızlı sonuçların aslında doğada gizli alternatifleri var. Lif açısından zengin besinler, bağırsaklarımızda doğal GLP-1 salınımını destekleyerek iştah kontrolüne yardımcı oluyor. Üstelik bu yöntem, yan etkisiz ve sürdürülebilir bir sağlıklı yaşamın kapısını aralıyor.
/
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Sakınç Çağlar, GLP-1 temelli zayıflama iğnelerinin etki mekanizmasını ve bağırsaklardan GLP-1 salınımını beslenmeyle destekleyebilecek doğal yolları anlattı.Kilo almaya sebep olacak yeme alışkanlıklarından uzaklaşmak, günlük kalori ve protein ihtiyacınızı karşılayacak bir beslenme yönetimi sağlıklı yaşamın olmazsa olmazıdır.Özellikle sosyal medyanın yarattığı beden algısı yanılgıları, insanları çok kısa sürede fazla kilolarından kurtulma arzusuyla zayıflama iğneleri kullanmaya yöneltmektedir. Söz konusu iğneler, belli aralıklarda uygulanabilir şekilde üretilen kimyasal içerikler olup bu moleküller aslında her gün vücudumuzda doğal olarak da salgılanmaktadır.
Haberin Devamı
GLP nedir?
/
Zayıflama iğnelerinin içerdiği glukagon benzeri peptidin (Glukagon Like Peptid, GLP) kan şekeri ve iştahı düzenleyici etkisi, obezite ve şeker hastalığının tedavisinde yer almasını sağlamaktadır. (Glukagon pankreastan salgılanan ve insülinin zıt etkilerini sağlayan bir hormondur.)Glukagon Like Peptid (GLP), glukagon hormonu benzeri bir madde olup besin alımını takiben doğal olarak bağırsaktan salınmaktadır. Bir yandan alınan besinlerin dokular tarafından kullanılmasını sağlayan mekanizmaları başlatırken, bir yandan da yeterli besin alımı sonrası yemenin durdurulması yönünde beynimizi uyarmaktadır. Vücudun bu kusursuz işleyişini bozmak, fazla kilolara sahip olmak kadar pek çok hastalığın da temel nedenidir.
Peki neden vücudumuza kulak vermiyoruz, kilo alıyoruz?
/
Bu soruya aradığımız yanıtlarda karşımıza ilk olarak, yaşamsal aktivitelerimizi sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek ve enfeksiyonlara karşı güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olabilmek için yapmamız gereken bir aktivite olması gereken yemeyi, bu gereklilikler dışına taşımak çıkıyor. Bunun en önemli nedeni ise duygusal yeme dediğimiz; bir şeyler yemenin o anki duygularımıza iyi geleceğini düşünerek ya da keyif alma aracı olarak yemek. İkinci önemli neden ise işlenmiş gıda tüketiminin başta insülin olmak üzere hormon ve kalori dengesini düzenleyen mekanizmaları olumsuz etkilemesidir.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
Kısır döngü: Doğadan uzaklaştıkça sağlığımız da bozuluyor
/
Doğa ile uyumumuz bozuldukça sağlığımız da bozuluyor. Vücudumuzun sinyal mekanizmaları bu uyumsuzluktan etkileniyor ve sağlıklı kalmaya değil, sıkıntımızı gidermeye yönelik bir aktivite olarak yemeye yöneliyoruz. Ne yazık ki bu kısır döngüye hapsolduğumuzda da zayıflama iğneleri gibi ilaçla sağlanacak bir tedavinin bizi bu döngüden kurtaracağı yanılgısına düşüyoruz. Benzer şekilde işlenmiş gıdaların depresyona neden olabileceğine dair çalışmalar, günümüzde artan antidepresan kullanımının nedenlerini de ortaya koyuyor.2–3 kiloluk bir fazlalığı bile diyet ve hareket yoluyla gidermek yerine, hızla kilo vermek için zayıflama iğnelerinin kullanıldığına tanık oluyoruz. Satın alımının kontrolsüz ve reçetesiz oluşu da bunu kolaylaştırıyor. Ancak olası istenmeyen yan etkilerinin yanında, hızla verilen kiloların oldukça hızlı bir şekilde geri alınacağı gerçeğini görmezden gelmek sağlık sorunlarını derinleştiriyor.
Bağırsaklardan GLP-1 salgısı doğal olarak artırılamaz mı?
/
Bağırsak hareketlerini düzenlemesi ve kabızlığı önlemesi için beslenmede yer alması gerektiği bilinen lifli gıdalar ve özellikle bağırsak bakterileri tarafından parçalanabilir (fermente edilebilir) lif içerikli besinler, GLP salınımında aktif rol oynayarak söz konusu iğnelerin sağlayacağı etkiyi yan etkiye maruz kalmadan yaşam boyu sağlayabilmektedir.Fermente edilebilir lifler, bitkisel ürünlerde bulunan karbonhidratlardır. Tam tahıllı ürünler, baklagiller, sebzeler, meyveler, kuruyemişler, fasulye, muz, elma, pırasa, sarımsak, soğan, yulaf ve arpa gibi pek çok sebze ve meyve fermente edilebilir lifler içerir. Fermente edilebilir lifler ince bağırsakta iyi sindirilmez, doğrudan kalın bağırsağa ulaşır. Kalın bağırsaktaki faydalı bakteriler bu lifleri sindirir (fermente eder) ve besin maddesi olarak kullanır; bu da bağırsaklarınızdaki sağlıklı bakteri miktarını artırır, sağlıklı sindirimi destekleyen yağ molekülleri oluşturur ve bağırsaklardan GLP-1 salınımını uyarır.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Örneğin inülin; soğan, sarımsak, pırasa, enginar gibi birçok sebzede bulunan, bizim doğrudan sindiremediğimiz bir bitkisel karbonhidrat çeşididir. Oligofruktoz ise inülinin bağırsak bakterilerince parçalanması ile ortaya çıkar. Her iki molekül de bağırsaklarda GLP salınımı üzerinde etkilidir.Fermente edilemeyen lifler bağırsak hareketliliğini artırır ve bağırsak içeriğinin hacmini artırarak düzenli bir bağırsak hareketi sağlar. Bu lifler elma gibi yenilebilir kabuklu meyve ve sebzelerde bulunur. (Pestisit kalıntıları ile mücadele sadece kabukla değil, meyve-sebzelerin içeriği için de geçerlidir.) Ayrıca tam tahıllı ekmek, makarna, yulaf ve arpa gibi tam tahıllı ürünlerde de bulunurlar. Yüksek lifli ürünlerin tüketimini çeşitlendirerek fermente edilebilir ve fermente edilemeyen lif alımınızı artırmak; sizi obezite, diyabet gibi metabolik hastalıklardan ve aynı zamanda kalın bağırsak kanseri gelişiminden de koruyacaktır.
/
Karbonhidratların doğanın sunduğu haliyle tüketilebilirliği arttıkça lif içeriği artacaktır. Tam buğday ekmeği tüketmekle, işlenerek kepeği uzaklaştırılmış beyaz undan yapılan ekmeği tüketmek arasındaki fark da budur. Baklagiller ve tohum niteliğindeki besinler, fazla kilolardan uzaklaşmanın ve kilo almadan bitkisel protein içerikli beslenmenin anahtar öğeleridir.Mevsiminde, yenilebilir hale getirmek dışında işleme maruz bırakılmamış baklagil ve sebze bazlı beslenme; kilo sorunlarının olduğu kadar, bugün dünyada birinci sırada ölüm nedeni olan kalp-damar hastalıklarını önlemenin de tek dayanağıdır.