Çikolata, pasta, baklava, kadayıf, künefe... Tam bir lezzet şöleni! Tatlı krizlerinin ardında yatan gerçek: 'Tek nedeni damak tadı değilmiş'
Tatlı tüketmek kişiye mutluluk hissi verir. Fakat aşırıya kaçmamak önemli. Çikolata, pasta, baklava, kadayıf ve künefe gibi rafine şeker içeren pek çok tatlı kan şekerinde dalgalanmalara yol açar. Yeni yapılan araştırmalar ise ansızın bastıran tatlı krizlerinin tek nedeninin damak tadı olmadığını ortaya koydu.
Tatlıların dengeli tüketilmesi önemlidir. Yapılan çalışmalar şekerli gıdalara olan düşkünlüğün sadece damak tadıyla ilgili olmadığını ortaya koyuyor. Bir başka deyişle biyolojik ve sosyal unsurlar da bu noktada belirleyici oluyor.
2 bin kişinin katıldığı araştırmaya ilişkin yayımlanan bilgilere göre; tatlı krizlerinin gün içindeki zamanlaması yaş gruplarına göre değişkenlik gösteriyor.
Genç kuşakların, diğer nesillere oranla her gün birden fazla tatlı tüketme isteği duyduğu vurgulanırken bu durumun sadece alışkanlık olmadığının da altı çizildi.
Yapılan açıklamaya göre bir grup sabah saatlerinde, diğer grup ise akşamları tatlı tüketme eğiliminde oluyor. Bunun nedeninin ise stres seviyesi ya da yaşam tarzıyla bağlantılı olabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan gençlerin tatlıyı daha çok arkadaşlarıyla tükettiği, bazı yaş gruplarının ise yalnız başına yemeyi tercih ettikleri belirtildi.
Aşırı tatlı tüketimi kan şekerinde ani yükselme ve düşüşlere yol açarak enerji dalgalanmalarına neden olur.
Fazla şeker alımı zamanla kilo artışını tetikler ve obezite riskini artırır. Ayrıca diş minesine zarar vererek çürük oluşumunu da hızlandırmaktadır.
Uzun vadede insülin direnci gelişimine zemin hazırlayarak Tip 2 Diyabet riskini yükseltir. Ayrıca ciltte sivilce oluşumunu artırabilir ve genel vücut sağlığını olumsuz etkileyebilir.