Böbrek taşı sanıldığından daha ciddi olabilir! Uzman en önemli nedeni açıkladı
Böbrek taşı, çoğu zaman ani başlayan şiddetli ağrılarla gündeme geliyor. Ancak uzmanlara göre bu hastalık yalnızca ağrıdan ibaret değil. Taş oluşumunun altında yatan nedenler devam ettiği sürece sorun tekrarlayabiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ersin Atabey, böbrek taşı riskinde en önemli faktörlerden birinin yetersiz su tüketimi olduğunu belirtti.
Haberin Devamı
/
Böbrek taşı, idrarda bulunan bazı minerallerin yoğunlaşarak kristalleşmesiyle ortaya çıkar. Kalsiyum, oksalat, fosfat ve ürik asit gibi maddeler zamanla sert taş yapısına dönüşebilir. Op. Dr. Ersin Atabey, temel sorunun çoğu zaman idrarda taş oluşturan maddelerin fazla, idrar miktarının ise az olması olduğunu söyledi. Yani idrar yoğunlaştığında taş oluşumu için uygun zemin hazırlanabiliyor. Böbrek taşı oluşumunda birçok etken rol oynayabilir. Ancak uzmanlara göre en dikkat çeken nedenlerden biri yeterince su içmemek. Yetersiz sıvı alımı idrar hacmini azaltır. Bu da minerallerin idrarda daha yoğun hale gelmesine ve kristalleşmesine neden olabilir. Gün içinde idrar renginin koyulaşması, yeterli sıvı alınmadığının işaretlerinden biri olabilir.
/
Böbrek taşı riskini artıran faktörler yalnızca su tüketimiyle sınırlı değil. Fazla tuz kullanımı, aşırı hayvansal protein tüketimi, obezite, diyabet, metabolik sendrom ve ailede taş öyküsü de riski yükseltebilir. Daha önce böbrek taşı düşürmüş kişilerde tekrar taş oluşma ihtimali daha yüksek olabilir. Bu nedenle taş düşüren hastaların yalnızca ağrı geçti diye kontrollerini bırakmaması gerekir. Op. Dr. Atabey, sık terleme, koyu renkli idrar, oksalattan zengin beslenme, gut hastalığı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve bazı bağırsak hastalıklarının da taş oluşumuna zemin hazırlayabileceğini belirtti. Özellikle sıcak havalarda, spor yapanlarda ve yoğun terleyen kişilerde sıvı ihtiyacı daha da artar. Bu dönemlerde su tüketimini artırmak böbrek sağlığı açısından önemlidir.
Haberin Devamı
"Böbrek taşının en önemli semptomu ağrı"
/
Böbrek taşları bazen uzun süre hiçbir belirti vermeden böbrekte kalabilir. Ancak taş böbrekten idrar kanalına hareket ettiğinde şiddetli ağrı ortaya çıkabilir. Bu ağrı genellikle belin yan tarafında başlar. Taş aşağı doğru ilerledikçe ağrı alt karın, kasık, testis veya vajinal bölgeye yayılabilir. Ağrıya bulantı, kusma, idrarda kanama, sık idrara çıkma hissi ve idrar yaparken yanma da eşlik edebilir. Hastalar çoğu zaman yerinde duramayacak kadar şiddetli ağrı tarif eder. Böbrek taşı tedavisi taşın boyutuna, yerine, sertliğine ve hastanın genel durumuna göre değişir. Küçük ve tıkanıklık oluşturmayan taşlar bazı durumlarda bol sıvı tüketimi, ağrı kontrolü ve ilaç desteğiyle kendiliğinden düşebilir. Ancak ateş, enfeksiyon, böbrekte tıkanıklık, böbrek fonksiyonlarında bozulma, geçmeyen şiddetli ağrı veya büyük taş varlığında müdahale gerekebilir.
"Taş, günümüzde minimal invazif tedavi yöntemi ile yüzde 100'e yakın bir başarı oranı ile tedavi edilebiliyor"
/
Küçük taşlarda takip ve medikal tedavi tercih edilebilirken, bazı taşlarda dışarıdan ses dalgalarıyla taş kırma yöntemi uygulanabilir. Endoskopik lazer tedavileri ve büyük böbrek taşlarında cerrahi yöntemler de tedavi seçenekleri arasında yer alır. Özellikle 2 santimetreden büyük taşlarda perkütan nefrolitotomi yöntemi etkili seçeneklerden biri olabilir. Uzmanlara göre taş tedavisinde tek bir doğru yöntem yoktur. Taşın boyutu, yeri ve böbreğin anatomik yapısı tedavi kararında belirleyicidir. Böbrek taşı, tekrar etme eğilimi yüksek hastalıklar arasında yer alır. Taş çıkarılsa ya da kırılsa bile altta yatan nedenler devam ediyorsa yeni taş oluşabilir. Yetersiz su tüketimi, fazla tuz alımı, aşırı hayvansal protein tüketimi ve bazı metabolik hastalıklar taşın yeniden oluşmasına yol açabilir. Bu nedenle asıl hedef yalnızca mevcut taşı tedavi etmek değil, yeni taş oluşumunu önlemektir
Haberin Devamı
Haberin Devamı
"Taş hastalığı çok sık karşılaşılan ve önemsenmesi geren bir hastalıktır"
/
Böbrek taşı olan kişilerin sık yaptığı hatalardan biri kalsiyumu tamamen kesmek. Birçok kişi kalsiyum taşı varsa süt ve yoğurt tüketmemesi gerektiğini düşünüyor. Op. Dr. Atabey’e göre gereksiz kalsiyum kısıtlaması bazı hastalarda taş riskini artırabilir. Bu nedenle beslenme düzeni kişiye özel değerlendirilmeli. Asıl dikkat edilmesi gereken noktalardan biri tuz tüketimini azaltmak ve yeterli sıvı almaktır. Böbrek taşından korunmanın en pratik yollarından biri gün içinde yeterli su içmek. İdrar renginin açık kalması, sıvı alımının yeterli olduğuna dair önemli bir işaret olabilir. Bunun yanında fazla tuzdan kaçınmak, aşırı hayvansal protein tüketmemek, dengeli beslenmek ve taş düşüren kişilerde taş analizini yaptırmak büyük önem taşır.
"Böbrek hastalıkları çok sinsi ilerleyebilmektedir"
/
Böbrek taşı yalnızca ağrı yapan geçici bir problem olarak görülmemeli. Uzmanlara göre en önemli başarı, taşı düşürmek ya da kırmak değil; tekrar oluşmasını engellemektir. Günlük yaşamda su tüketimini artırmak, tuzu azaltmak ve düzenli kontrolleri aksatmamak böbrek taşı riskini azaltmada etkili olabilir.