300'den Fazla Araştırma İncelendi: Yüksek Protein Efsanesi Yıkılıyor mu? Her Gün Fazla Protein Tüketenler Dikkat! Yeni Araştırmadan Şaşırtan Sonuç
Protein ağırlıklı beslenme son yılların en popüler sağlık trendlerinden biri haline gelirken, yeni bir araştırma bu alışkanlığın herkes için faydalı olmayabileceğini ortaya koydu. 300’den fazla bilimsel çalışmayı inceleyen araştırmacılar, protein tüketimini azaltmanın kan şekeri kontrolünü iyileştirebileceğini ve yaşa bağlı bazı hastalıkların riskini düşürebileceğini belirtti. Uzmanlar ise düşük proteinli beslenmenin yaş, sağlık durumu ve fiziksel aktivite düzeyine göre kişiselleştirilmesi gerektiği konusunda uyardı.
Protein tozları ve yüksek proteinli ürünler sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi olarak görülürken, bilim insanlarının yayımladığı yeni araştırma “Ne kadar çok protein, o kadar sağlık” anlayışını yeniden tartışmaya açtı.
Yeni bir araştırma, fazla protein tüketmenin sanıldığı kadar faydalı olmayabileceğini ortaya koydu.
Bilim insanlarına göre protein alımını azaltmak, bazı kişilerde metabolik sağlığı destekleyebilir ve yaşa bağlı hastalıkların riskini düşürebilir.
Protein tozları, yüksek proteinli atıştırmalıklar ve proteinle zenginleştirilmiş kahvaltılık ürünler son yıllarda giderek daha popüler hale geldi.
Çok yüksek miktarda protein tüketimini teşvik eden “proteinmaxxing” akımı da wellness dünyasının en dikkat çeken trendlerinden biri oldu. Ancak bilim dünyasından gelen yeni bulgular, sağlıklı ve uzun bir yaşam için daha fazla protein tüketmenin her zaman doğru olmayabileceğini gösteriyor.
ABD’deki Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, protein tüketimi ile yaşlanma arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için 300’den fazla bilimsel çalışmayı değerlendirdi.
Araştırmanın sonuçları, mevcut beslenme kılavuzlarında sıkça desteklenen yüksek protein tüketiminin aksine, protein alımını azaltmanın bazı kişilerde daha sağlıklı yaşlanmaya katkı sağlayabileceğine işaret etti.
Bilim insanlarına göre daha düşük protein tüketimi; diyabet, kanser ve diğer yaşa bağlı hastalıkların görülme riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Araştırmacılar, dünya nüfusunun hızla yaşlandığına dikkat çekerek sağlıklı yaşlanmayı destekleyecek beslenme modellerinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.
Araştırmanın yazarlarından Dudley Lamming, fiziksel olarak aktif kişiler için yeterli protein tüketiminin önemli olduğunu belirtti.
Lamming, “Fiziksel olarak aktif bireylerde protein alımının kas gelişimi ve egzersize verilen yanıt açısından faydaları tartışmasız” ifadelerini kullandı.
Ancak Lamming’e göre insanların büyük bölümü yeterince hareketli bir yaşam sürmüyor. Buna rağmen ihtiyaç duyduğundan çok daha fazla protein tüketebiliyor. Bu durumun uzun vadede metabolik sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği değerlendiriliyor.
İncelenen araştırmalarda düşük proteinli beslenmenin vücut yağını azaltabildiği, enerji harcamasını artırabildiği ve kan şekeri kontrolünü destekleyebildiği görüldü.
İnsanlar ve deney hayvanları üzerinde yürütülen bazı çalışmalarda, protein tüketimi azaltıldığında toplam kalori alımı artsa bile daha düşük vücut yağı ve daha iyi kan şekeri kontrolü gözlemlendi.
Araştırmacılar bu etkinin FGF21 adı verilen hormonla bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Protein alımı düştüğünde seviyesi yükselen FGF21 hormonunun, vücudun enerjiyi daha verimli kullanmasına ve metabolik dengenin korunmasına yardımcı olduğu belirtiliyor.
Daha düşük protein tüketiminin, “otofaji” olarak bilinen doğal hücresel onarım sürecini de destekleyebileceği ifade edildi. Otofaji sırasında vücut, hasar görmüş proteinleri ve işlevini kaybetmiş hücresel bileşenleri temizliyor. Böylece hücrelerin kendilerini yenilemesine yardımcı oluyor. Bilim insanları, bu mekanizmanın sağlıklı yaşlanma ve yaşa bağlı hastalıkların önlenmesi açısından önemli olabileceğini belirtiyor.
DÜŞÜK PROTEİNLİ BESLENME HERKES İÇİN UYGUN DEĞİL
Araştırmacılar, elde edilen bulguların herkesin protein tüketimini azaltması gerektiği anlamına gelmediği konusunda uyarıyor. Hamilelerin, büyüme ve gelişme dönemindeki çocukların, ağır yaralanma veya ameliyat sonrası iyileşme sürecinde olan kişilerin yeterli miktarda protein tüketmesi gerekiyor. Kas kaybı riski bulunan ileri yaştaki yetişkinlerin de protein tüketimini doktor veya beslenme uzmanı önerisi olmadan azaltmaması tavsiye ediliyor. Bu nedenle günlük protein ihtiyacının kişinin yaşı, sağlık durumu, kas kütlesi ve fiziksel aktivite düzeyine göre belirlenmesi gerekiyor.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi ile Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı yetişkinlerin günlük protein ihtiyacını vücut ağırlığının kilogramı başına 0,83 gram olarak belirliyor. Buna göre 70 kilogram ağırlığındaki sağlıklı bir yetişkinin günlük yaklaşık 58 gram protein tüketmesi yeterli kabul ediliyor.
Her iki kurum da bu miktarın yaklaşık iki katına kadar çıkan protein tüketiminin genel olarak güvenli olduğunu belirtiyor. Ancak çok yüksek protein tüketiminin uzun vadeli sonuçlarına ilişkin bilimsel verilerin henüz yeterli olmadığına dikkat çekiliyor.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, ileri yaştaki bireylerin protein ihtiyacının gençlerden farklı olup olmadığını kesin olarak gösterecek yeterli bilimsel veri bulunmadığını da vurguluyor.
Dudley Lamming, son yıllarda daha fazla protein tüketilmesine yönelik tavsiyelerin genellikle daha fazla egzersiz yapılması önerisiyle birlikte verildiğini hatırlattı.
Lamming, “Protein alımına ilişkin tavsiyeleri yalnızca yaşa göre değil, bireylerin fiziksel aktivite düzeyine göre de kişiselleştirmemiz gerekiyor” dedi. Araştırmacılara göre günümüzde birçok kişi, vücudunun ihtiyaç duyduğundan daha fazla protein tüketiyor olabilir.
Bazı kişiler protein alımını azaltarak metabolik sağlık açısından fayda sağlayabilir. Ancak en uygun beslenme modelinin kişiden kişiye değiştiği belirtiliyor. Uzmanlar, protein tüketiminde önemli değişiklikler yapılmadan önce kişinin sağlık durumu ve yaşam tarzının dikkate alınması gerektiğinin altını çiziyor.